BiraSever

View Original

Bira susuzluğu giderir mi? Spordan sonra bira içmeli miyim?

Bira susuzluğa iyi gelir mi? Cevap Dogfish Head’den

Susadınız mı? Havalar 30 küsür derece mi? Buz gibi bir lager içme zamanı gelmiş gibi gözüküyor. Zaten senelerdir bütün pazarlama ve reklamlar bu bira-susuzluk konusu temelinde yapılmadı mı? Yapıldı ve maalesef biranın susuzluğa ve sıvı kaybına (dehidrasyon) iyi geldiğine dair çok çalışma yok, bu yüzden sadece bir pazarlama hamlesi olarak kaldı gibi. Konuyu da geçtiğimiz aylarda içtiğim Dogfish Head Craft Brewery’nin bir birası üzerinden detaylandırmaya çalışacağım. çünkü bu biranın arkasında dönen emek ve AR-GE benim aklımı aldı.

İçtiğim bira SeaQuench Ale, mayhoş, azıcık da ekşi, lime içinde bekletilerek yapılmış düşük alkollü, bir tutam da tuzu olan Gose türünde bir bira. Bunu diğer biralardan ayıran ise geliştirme sürecine ayrılan 2 senelik emek. Kuruculardan Sam Calagione “Susuzluğu en iyi giderecek bira” üretme parolasıyla yola çıkmış ve onca zaman ve emek yatırmış.

Biralarda zaten senelerdir tuz kullanılıyor hem mineral dengesiyle oynamak hem de tada derinlik katması açısından. Session IPA diye geçen düşük alkollü biraların ve lagerlerin domine ettiği yemek yanı ve sıcak hava biraları kategorisi için hiç de fena bir aday değil düşününce.

Gelelim biraya, 2 senelik AR-GE’nin arkasında ne yatıyor birlikte keşfedelim. Dogfish Head’in bira üretimi konusunda ne kadar psikopat olduğunu şöyle anlatabilirim, Türkiye, Çin ve İtalya’da arkeologlar tarafından çıkarılan fıçılardan ve tanklardan alınan biri kalıntılarıyla tersine mühendislik yapıp bira üreten bir şirket kendileri. Midas Touch mesela bizim ülkemizdeki kazıların bir sonucu.

Benzer şekilde, aynı ruh hastalığı ile susuzluğa iyi geleceğini düşündüğü birayı yapmak için üretim takımına konunun uzmanını dahil etmiş. Amaç biranın serinletme katsayısının kimyasal ve bilimsel bir temelinin olması.

Gelelim işin bilimine. En güncel araştırmalardan çıkan sonuç şu:

%5’ten az alkol içeren biraların önemli ölçüde sıvı kaybına yol açmadığı bulunuş. (Buradaki o önemli ölçü neye göre kime göre :) )

Bir içeceğin susuzluğa ve sıvı kaybına deva olabilmesi için bünyesinde belli başlı bazı mineralleri barındırıyor olması gerekiyor. Bunlar Magnezyum, potasyum, sodyum mesela. Dogfish Head de üretimde bunlara önem vermiş büyük ölçüde. Potasyum açısından zengin arpa seçilmiş, Maine ve Chesapeake koyundaki tuz kullanılmış. Buradaki göl ve sulardaki tuz oranı 25-30 ppt (Parts-per-trillion) yani trilyonda 30birime kadar tuz var demek, gayet yüksek bir rakam. Sadece tuzu almak ve çıkarmak yetmiyor ki, Baltimore’daki Ulusal Su Parkıyla işbirliği yapmışlar ve biraya özel tuz miktarını ölçüp formüle etmişler.

Anlaşılan o ki Türkiye lime ve kuru lime (Misket limonu) üretiminde oldukça popüler

Mısır, Türkiye ve Guatemala’dan aldıkları Kuru Lime (İng. Black Lime olarak geçiyor, ve evet Türkiye maalesef ürettiği Lime’ın çok çok büyük kısmını ihraç ediyor) da ekleyerek asidite, biraz baharat dokunuşu ve ferahlık katmayı hedeflemişler.

Kullanılan tuzun özelliği de Kalsiyum, klorür, magnezyum, potasyum ve sodyum açısından da zengin olması. Tabii bu noktada araştırmamı yaptım ancak ne kadar içerdiğine dair verilere ulaşamadım. Burada da kafamı kurcalayan soru, “Marketing yapacak kadar çok, ama gerçekten açıklamaktan çekinecekleri kadar az mı?” oldu.

Biradaki mineraller, elektrolitler ve susuzluğa etkisi

Konuyu biraz da örneklerle deşmek istiyorum. Bir birada kullanılan suyun türüne göre ortalama 15-20 mg kalsiyum bulunmaktadır. Sert suyu olan bölgelerde bu oran daha da yükselecektir. Sütte bu oran 85mg’dır örneğin.

Performans sporları yapanlar potasyumun önemini bilirler. Hızlıca yaptığım bir araştırma sonucunda ortalama bir bira şişesinde (330ml) 85mg potasyum bulunmaktadır. Bu oran Powerade ve Gatorade markalı izotonik içeceklerde 50-60mg arasında değişmektedir. Böyle bakınca biradaki potasyum bu içeceklere göre daha yüksek kalmaktadır. Ama Potasyum tek başına bir şey ifade etmez. Sodyum ve Magnezyumu da kıyaslamamız gerekir.

Yine ortalama bir birada (330ml) 15mg sodyum bulunur. Dogfish Head’in birasında diyelim ki çok çalıştılar ettiler ve bunu 2 katına çıkardılar, 30mg sodyum içersin. Powerade va Gatorade’de bu oran 150-160mg olarak değişmekte. Yani nereden baksanız 5 6 kat daha fazla.

Magnezyuma hiç değinmiyorum bile, bahsi geçen birada ve diğer biralarda hani bir ifade vardır ya ”eser miktarda” diye. Onun kadar.

Konuya yalnızca elektrolit ve mineral dengesi olarak bakmamak gerek. Alkolün, özellikle de biranın vücut sıvısı üzerindeki etkilerine de değinmemiz lazım.

Bira, alkol ve susuzluk: Biranın diüretik etkisi

Alkolü ne zaman içsek mütemadiyen tuvalete taşındığımızı, özellikle de 2. biradan sonra sürekli tuvalet ihtiyacımızın geldiğini biliyoruz. Bunun basit bir açıklaması var: alkol boşaltım esnasında idrar hacmini azaltan ADH (antidiüretik) isimli bir hormonla birlikte çalışır.

ADH böbreklerin işlevine katılır ve toksik maddelerin çözülmesi ve kanda bulunan atıkların yok edilmesi için kullanılan suyun vücuda geri emilimine yardımcı olur. Bu da zahmetli bir süreçtir ve vücut bunun için çok fazla su kullanır. Su miktarının kontrollü olmasını da ADH garanti eder. Siz her bira içtiğinizde, biradaki alkol, bu hormonun salgılanmasını engeller ve çok hızlı şekilde sıvı kaybedersiniz.

Alkolsüz bira içmediğiniz sürece de bu durum hep olacaktır.

Bu sebeplerden dolayı bira susuzluğa iyi gelir, sıvı kaybını azaltır ya da spor sonrasında bira içelim ki bütün mineraller ve elektrolitler geri gelsin gibi bir yaklaşımın bilimsel bir dayanağı şu noktada bulunmamaktadır. İçeriği mineraller bir kenara, alkolün hangi limit değerden sonra susuzluğa, hangi değerden sonra hidrasyona sebep olduğu henüz bilinmiyor.

Bu tarz pazarlama kokan hareketlere mesafeli yaklaşmanızı bir kez daha hatırlatır, bu sıcak günlerde bol su içmenizi öneririm. İlla bira içecekseniz de her şişeyle birlikte mutlaka bir bardak su için